Çekişmesiz yargı kararlarının maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmemesi (HMK 388) ilkesinin, bu tür yargılamaların niteliği ile ilişkisini açıklayınız. Özellikle, kayyım atanması kararları gibi kararların kesinleşmemiş olmasının kayyımla idare süresinin başlamasını engellememesi (Yargıtay 1. HD, E. 2015/14916, K. 2018/12204) kararının bu ilke ile bağlantısını tartışınız.
HMK 388, kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, çekişmesiz yargı kararlarının maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeyeceğini düzenler. Bu ilke, çekişmesiz yargının 'çekişmeli' bir uyuşmazlığı nihai olarak çözmekten ziyade, hukuki bir durumu tesis etme, onaylama veya düzenleme amacına hizmet etmesinden kaynaklanır. Maddi anlamda kesin hüküm, aynı davanın tarafları arasında, aynı dava sebebiyle ve aynı dava konusuyla ilgili olarak yeniden dava açılamamasını ifade eder. Çekişmesiz yargı kararları ise, koşullar değiştiğinde veya yeni deliller ortaya çıktığında yeniden incelenebilir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin E. 2015/14916, K. 2018/12204 sayılı kararında, kayyım atanmasına ilişkin kararın çekişmesiz yargı işi olduğu ve bu kararların maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeyeceği dikkate alınarak, kararın kesinleştirilmemiş olmasının kayyımla idare süresinin başlamasını engellemeyeceği sonucuna varılmıştır. Bu, çekişmesiz yargı kararlarının, temel hukuki durumu oluşturan bir 'tesis' veya 'onay' işlemi olması ve koşullar değiştiğinde yeniden ele alınabilme esnekliği taşımasıyla ilişkilidir.