Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2016/4789 Esas, 2017/2121 Karar sayılı kararında, mirasçılık belgesinin iptali davalarında görevli mahkemenin 01.10.2011 tarihi sonrasında Sulh Hukuk Mahkemesi değil Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu sonucuna varılmasının hukuki dayanaklarını açıklayınız. Bu durumun, mirasçılık belgesinin iptali davalarını 'çekişmeli yargı' kapsamına taşımasının nedenlerini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #269181

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin anılan kararında, 01.10.2011 tarihinden sonra açılan mirasçılık belgesinin iptali davalarında görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu belirtilmiştir. Hukuki dayanaklar şunlardır: 1) HUMK 8/II-5'te mirasçılık belgesi verilmesi, değiştirilmesi veya iptali davaları sulh hukuk mahkemesinin görevinde iken, HMK 382/2-c-6 sadece 'mirasçılık belgesi verilmesi'ni çekişmesiz yargı işi olarak saymıştır. 2) HMK 2. maddesi, malvarlığı ve şahıs varlığına ilişkin davalarda, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu belirtir. 3) Mirasçılık belgesinin iptali davaları, 'hasımlı' olarak açılması zorunlu olduğundan (yani taraflar arasında gerçek bir çekişme bulunduğundan), çekişmesiz yargı kapsamından çıkıp 'çekişmeli yargı' mahiyetini alır. Bu nedenlerle, asliye hukuk mahkemesi görevli sayılmıştır. (Yargıtay 14. HD, E. 2016/4789, K. 2017/2121)