TCK 87/3'te yer alan 'kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre ceza artırımı' ilkesini adli tıp uygulamaları bağlamında açıklayınız. Yargıtay'ın bu artırım oranının belirlenmesinde 'orantılılık ilkesi' (TCK 3) ile bilimsel verilere dayanan raporların önemini nasıl vurguladığını değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #269171

TCK 87/3, kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, cezanın kırık veya çıkığın *hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre* yarı oranına kadar artırılacağını düzenler. Bu etki, tıbbi bir değerlendirmeyi gerektirir. Adli tıp kriterleri, kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisini hafif (1), orta (2-3) ve ağır (4-5-6) dereceler şeklinde sınıflandırır. Yargıtay, bu artırım oranının belirlenmesinde, TCK 3. maddesinde düzenlenen 'orantılılık ilkesine' uygun hareket edilmesi gerektiğini ve bilimsel verilere dayanan, istikrar kazanmış adli tıp uygulamaları doğrultusunda düzenlenmiş raporların esas alınmasını şart koşar. Örneğin, kırığın yaşam fonksiyonlarına etkisi orta (2) derece ise, 1/3 oranında artırım yapılması orantısız kabul edilerek bozma nedeni sayılmıştır (Ceza Genel Kurulu, E. 2018/636, K. 2018/636; Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2017/6677, K. 2018/207). Bu durum, ceza adaleti sisteminde fiil ile yaptırım arasındaki dengenin korunması gerekliliğini yansıtır.