HMK 382/2-b-19 maddesi gereğince 'vesayet işleri' çekişmesiz yargı işlerinden sayılmaktadır. Yargıtay, vesayet davalarında 'basit yargılama usulü' (HMK 385/1) uygulanmasına rağmen, 'duruşma yapılmaksızın dosya üzerinden karar verilmemesi gerektiğini' vurgulamaktadır. Bu tutumun hukuki dinlenilme hakkı (HMK 27) ve kamu düzeniyle ilişkisini değerlendiriniz.
HMK 382/2-b-19, vesayet işlerini çekişmesiz yargı kapsamında değerlendirir ve HMK 385/1 uyarınca bu işlerde basit yargılama usulü uygulanır. Basit yargılama usulünde HMK 320/1, mahkemeye mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verme yetkisi tanır. Ancak Yargıtay (Örn. Yargıtay 2. HD, E. 2016/19352, K. 2018/6953; Yargıtay 8. HD, E. 2017/3003, K. 2017/17653), vesayet davalarının kamu düzenini ilgilendirmesi ve re'sen araştırma ilkesinin geçerli olması nedeniyle, duruşmalı inceleme ve delil toplanmasını gerekli kıldığını belirtmiştir. Bu davalarda taraflara 'hukuki dinlenilme hakkı' (HMK 27) tanınması, yani vakıa ve olguları bildirme, kanıtlama ve savunma haklarının güvence altına alınması zorunludur. Anayasa'nın 36. maddesi ve AİHS'nin 6. maddesiyle güvence altına alınan adil yargılama hakkının bir gereği olarak, taraflar usulüne uygun çağrılmadan ve savunmaları alınmadan hüküm verilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla, basit yargılama usulü, hukuki dinlenilme hakkını ihlal edecek şekilde dosya üzerinden karar verilmesine imkan tanımaz. (Yargıtay 8. HD, E. 2017/3003, K. 2017/17653)