Dolandırıcılık (TCK m. 157) ve güveni kötüye kullanma (TCK m. 155) suçlarını birbirinden ayıran en temel kriter nedir? Kastın oluşum zamanı ve mağdurun iradesinin rolü açısından açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #26848

Bu iki suçu ayıran en temel kriter, failin kastının oluştuğu zaman ve malın zilyetliğinin devri sırasındaki mağdurun iradesinin durumudur. Dolandırıcılık suçunda, failin aldatma kastı en baştan itibaren mevcuttur. Fail, hileli davranışlarla mağdurun iradesini fesada uğratır ve malın zilyetliği bu sakatlanmış iradeye dayanılarak devredilir. Güveni kötüye kullanma suçunda ise, malın zilyetliği başlangıçta mağdurun sağlıklı ve özgür iradesiyle, belirli bir amaçla (muhafaza, kullanma vb.) faile devredilir. Failin, malı devir amacı dışında kendi veya başkasının yararına kullanma (suç işleme) kastı, zilyetlik devredildikten sonra oluşur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 13.02.2020 tarihli, 2016/1074 E. ve 2020/96 K. sayılı kararı bu ayrımı açıkça ortaya koymaktadır.