Hükmün tavzihinde, talep edenin kimliği (davacı/davalı) ve talebin içeriği, karşı tarafa tebliğ edilme zorunluluğunu etkiler mi?
Hayır, etkilemez. HMK m. 306'da düzenlenen tavzih usulü, talep edenin kimliğinden veya talebin içeriğinden bağımsız olarak uygulanması gereken emredici bir usul kuralıdır. İster davacı ister davalı talep etsin, ister basit bir açıklama ister karmaşık bir çelişkinin giderilmesi istensin, mahkeme tavzih dilekçesini mutlaka karşı tarafa tebliğ edip ona cevap hakkı tanımak zorundadır. Bu, 'hukuki dinlenilme hakkı'nın (HMK m. 27) bir gereğidir. Karşı tarafın, tavzih talebinin aslında hükmü değiştirmeye yönelik olduğu veya talebin yersiz olduğu gibi konularda beyanda bulunma hakkı vardır. Bu hak tanınmadan verilecek bir tavzih kararı, usul yönünden sakat olur ve Yargıtay tarafından bozulur. (Yargıtay 8. HD 2016/2448 E. kararı)