Hüküm fıkrasında 'TCK 54/1. maddesi uyarınca müsaderesine' şeklinde genel bir ifade kullanılması, Yargıtay tarafından neden bir bozma veya düzeltme sebebi olarak görülmektedir? Hüküm fıkrası nasıl daha spesifik olmalıdır?
Bu tür genel ifadeler, hükmün infazında belirsizlik yaratabileceği ve müsadere rejiminin yanlış uygulanmasına yol açabileceği için Yargıtay tarafından eleştirilmektedir. Hüküm fıkrası, müsadereye ilişkin tüm unsurları açıkça ve doğru hukuki dayanaklarıyla belirtmelidir. Örneğin, Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2016/3036 E. sayılı kararında olduğu gibi: 1. **Doğru Kanun Maddesi:** Uyuşturucu gibi bizatihi suç olan eşyalar için TCK m. 54/4'ün, suçta kullanılan araçlar için ise TCK m. 54/1'in gösterilmesi gerekir. 'TCK 54/1-4' gibi karmaşık veya yanlış fıkra kullanımı hatadır. 2. **Şahit Numuneler:** Kriminal incelemeden arta kalan ve adli emanette saklanan şahit numunelerin de müsaderesine açıkça karar verilmelidir. 3. **İmha Değil Müsadere:** Mahkeme, eşyanın 'imhasına' değil, 'müsaderesine' karar verir. İmha, müsadere kararının infazı aşamasında ilgili idari birimler tarafından gerçekleştirilen bir işlemdir. Mahkemenin hükmünde 'imhasına' yazması yetki aşımıdır. Bu nedenle hüküm fıkrası, '... adli emanette kayıtlı uyuşturucu maddelerin ve Kriminal Laboratuvarı'nca alınan şahit numunenin, TCK'nın 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE' şeklinde net ve spesifik olmalıdır.