Malpraktis nedeniyle açılan bir tam yargı davasında, idarenin hizmet kusurunun varlığını ispat yükü kime aittir? Davacının iddialarını destekleyecek delilleri sunma yükümlülüğü nasıl şekillenir?
Kural olarak, idari yargıda ispat yükü taraflar arasında eşit olarak dağıtılmıştır ve mahkeme re'sen araştırma ilkesi gereği delilleri kendisi de toplayabilir. Ancak, tam yargı davalarında davacının, idarenin hizmet kusuru bulunduğunu, bu kusur nedeniyle bir zarara uğradığını ve kusur ile zarar arasında illiyet (nedensellik) bağı olduğunu ortaya koyması beklenir. Davacı, iddialarını somutlaştırmak ve kanıtlamakla yükümlüdür. Malpraktis davaları özelinde bu, davacının hatalı olduğunu düşündüğü tıbbi müdahaleye ilişkin tüm tıbbi kayıtları, raporları, epikrizleri sunması ve iddiasını destekleyen uzman görüşü gibi delillere dayanması anlamına gelir. Danıştay kararlarında da, davacının iddialarını somutlaştırması ve delillendirmesi, mahkemenin de bu iddialar ışığında gerekli araştırmayı (özellikle bilirkişi incelemesi) yaparak hizmet kusurunun varlığını tespit etmesi gerektiği vurgulanır. (Danıştay 15. D. 2017/7694 K. kararı)