Sanığın savunması alınmadan, hakkında usulüne uygun ön ödeme önerisi tebliğ edilmeden mahkumiyet kararı verilmesi hangi hakların ihlalidir? Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2016/632 K. sayılı kararındaki bozma gerekçelerini açıklayınız.
Bu durum, birden fazla temel hakkın ihlalidir. Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2016/632 K., 2017/5051 K. sayılı kararında bu ihlaller şu şekilde sıralanmıştır: 1. **Savunma Hakkının İhlali:** Sanığa CMK m. 195'e uygun, 'gelmediği takdirde duruşmanın yapılacağına' ilişkin ihtarı içeren bir davetiye gönderilmeden yokluğunda karar verilmesi, en temel hak olan savunma hakkının kısıtlanmasıdır. 2. **Ön Ödeme Hakkının İhlali (Kovuşturma Şartının Eksikliği):** Sanığa isnat edilen suç (5809 S.K. muhalefet) TCK m. 75 uyarınca ön ödemeye tabi ise, sanığa usulüne uygun bir şekilde ön ödeme ihtarı tebliğ edilerek, belirlenen miktarı ödemesi halinde hakkında kamu davası açılmayacağı (veya açılmışsa düşeceği) bildirilmelidir. Bu, bir kovuşturma şartıdır. Bu şart yerine getirilmeden yargılamaya devam edilip mahkumiyet kararı verilmesi, usule aykırıdır ve bozma nedenidir. 3. **Geçersiz Tebligat:** Kararda ayrıca, sanığa yapılan tebligatların 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun usullerine (örneğin m. 35'in uygulanma koşullarına) uygun olmamasının da tebligatı geçersiz kıldığı ve dolayısıyla sanığın hukuken haberdar sayılmayacağı vurgulanmıştır. Bu da hem savunma hem de ön ödeme hakkının kullanımını engeller.