CMK m. 195, hangi hallerde sanığın yokluğunda duruşma yapılarak 'mahkumiyet' kararı verilemeyeceğinin bir istisnasını oluşturur?
CMK m. 195, genel kural olan 'sanık hazır bulunmadan mahkumiyet kararı verilemez' ilkesinin bir istisnasını oluşturur. Normalde, CMK m. 193/1 gereği sanık olmadan duruşma yapılamaz ve mahkumiyet kararı verilemez. CMK m. 193/2 ise sadece 'mahkumiyet dışında' (beraat, düşme gibi) bir karar verilecekse sanığın yokluğunda davanın bitirilebileceğini düzenler. İşte CMK m. 195, bu duruma bir istisna getirerek, suçun yaptırımının 'yalnız veya birlikte adli para cezasını veya müsadereyi' gerektirdiği hallerde, sanığa usulüne uygun ihtar içeren davetiye tebliğ edilmesi koşuluyla, sanığın yokluğunda 'mahkumiyet' kararı verilebilmesine olanak tanır. Dolayısıyla bu madde, yaptırımı hafif olan suçlarda yargılamayı hızlandırmak amacıyla getirilmiş, dar kapsamlı ve istisnai bir hükümdür. (Yargıtay 4. CD 2007/1113 E. kararı)