Malpraktis tazminat davalarında Yargıtay ve Danıştay kararları arasındaki temel ayrım olan 'hizmet kusuru' ve 'özen borcu' yaklaşımlarını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #268191

Metinde belirtilen ayrım, davanın görüldüğü yargı koluna göre sorumluluk rejiminin farklılaşmasından kaynaklanır: * **Danıştay (İdari Yargı - Kamu Hastaneleri):** Danıştay, kamu hastanelerindeki tıbbi müdahaleleri bir kamu hizmeti olarak görür ve sorumluluğu 'hizmet kusuru' ilkesine dayandırır. Bu ilkeye göre, hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi durumunda idarenin sorumluluğu doğar. Ancak Danıştay, sağlık hizmetinin riskli doğası gereği, idarenin sorumluluğu için genellikle 'ağır hizmet kusuru' arama eğilimindedir. Yani, her türlü basit ihmal veya hata, tazminat için yeterli görülmeyebilir. * **Yargıtay (Adli Yargı - Özel Hastaneler/Doktorlar):** Yargıtay, özel hastane veya bağımsız çalışan hekim ile hasta arasındaki ilişkiyi bir vekalet (veya eser) sözleşmesi olarak kabul eder. Bu sözleşmenin temel unsuru ise hekimin 'özen borcu'dur. Yargıtay, hekimin bir meslek erbabı olarak 'yüksek özen borcu' altında olduğunu ve bu nedenle 'en hafif kusurundan bile tam sorumlu' olduğunu kabul eder. Bu yaklaşım, hekim için daha katı bir sorumluluk rejimi öngörür. Bu ayrım, aynı tıbbi hatanın gerçekleştiği yere göre farklı hukuki sonuçlar doğurması nedeniyle eleştirilmektedir.