İddianamede yer almayan bir fiilden veya suçun daha ağır bir nitelikli halinden sanığın mahkum edilebilmesi için CMK m. 225 ve m. 226 hangi koşulu öngörmektedir? Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2016/7871 E. sayılı kararında bu ilkenin ihlali nasıl tespit edilmiştir?
CMK m. 225, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen fiil ve fail hakkında verilebileceğini, yani 'davasız yargılama olmaz' ilkesini düzenler. CMK m. 226 ise, suçun hukuki niteliğinin değişmesi veya cezanın artırılmasını gerektiren hallerin ortaya çıkması durumunda, sanığa bu yeni durumdan haberdar edilip 'ek savunma hakkı' tanınmadıkça mahkumiyet kurulamayacağını belirtir. Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2016/7871 E., 2017/1701 K. sayılı kararında, sanık hakkında seyirden yasaklama yükümlülüğünü ihlal (6222 S.K. m. 18/8-9) suçundan dava açılmışken, mahkemenin sanığı iddianamede yer almayan 'hakaret içeren tezahürat' (6222 S.K. m. 14/1) suçundan mahkum etmesi bu ilkenin ihlali olarak görülmüştür. Yargıtay, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen eylemin dışına çıkılmasının, yani davaya konu edilmeyen bir fiilden dolayı yargılama yapılmasının ve hüküm kurulmasının yasaya açıkça aykırı olduğunu belirterek kararı bozmuştur.