Özel bir hastanede yapılan estetik amaçlı bir ameliyatın başarısız olması durumunda, hasta ile hekim/hastane arasındaki hukuki ilişkinin niteliği nedir ve bu durum açılacak davanın zamanaşımı süresini nasıl etkiler?
Özel hastanede yapılan estetik amaçlı bir ameliyat, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına ve metindeki açıklamalara göre 'eser sözleşmesi' (TBK m. 470 vd.) niteliğindedir. Çünkü burada hekim, sadece özenli bir tıbbi müdahalede bulunmayı değil, aynı zamanda belirli bir 'sonucu' (estetik bir görünüm) ortaya çıkarmayı taahhüt etmektedir. Bu, hekimin bir sonuç borcu altına girdiği anlamına gelir ve bu yönüyle vekalet sözleşmesinden ayrılır. Bu hukuki niteleme, zamanaşımı süresini de etkiler. Eser sözleşmelerinde, yüklenicinin (hekimin) ağır kusuru dışında, zamanaşımı süresi TBK m. 147/6 uyarınca 5 yıldır. Eğer hekimin ağır kusurlu olduğu (örneğin, gerekli donanıma sahip olmadan ameliyatı yapması gibi) ispatlanırsa, TBK m. 146 uyarınca genel zamanaşımı süresi olan 10 yıl değil, eser sözleşmesine özgü olarak TBK m. 478 uyarınca yüklenicinin ağır kusuru halinde 20 yıllık zamanaşımı süresi uygulanır.