HMK Madde 305'te düzenlenen hükmün tavzihi kurumunda, 'hükmün yeterince açık olmaması' veya 'icrasında tereddüt uyandırması' hallerine yargısal kararlarda ne gibi somut örnekler verilmektedir? Bu hallerin tespiti ve tavzih talebinin kabulü için aranan şartlar nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #268126

HMK madde 305/1, hükmün tavzihi talebi için üç temel koşul belirler: hükmün yeterince açık olmaması, icrasında tereddüt uyandırması veya birbirine aykırı fıkralar içermesi. Yargısal kararlar, bu koşulların somut olaylarda nasıl ortaya çıktığını ve tavzih talebinin kabulü için ne gibi durumların aranacağını göstermektedir. **1. Hükmün Yeterince Açık Olmaması / İcrasında Tereddüt Uyandırması Halleri:** Bu durumlar genellikle hüküm fıkrasındaki belirsizlikler, eksiklikler veya ifadelerin infazı güçleştirmesiyle ortaya çıkar. * **Payın Açıkta Kalması:** Kesinleşen bir kararda davalı adına olan pay iptal edilmiş, ancak payların davacılara dağıtımında belirli bir payın açıkta kaldığı durumlar, hükmün infazında tereddüt yaratır ve tavzih yoluyla düzeltilmesi gerekir (Yargıtay 1. HD 2015/9630 E., 2018/9074 K.). Bu, hükmün infaz edilebilirliğini sağlamak için gerekli bir açıklama olarak kabul edilir. * **Para Birimi veya Miktar Hataları:** Bilirkişi raporunda belirtilen tenkis değerlerinin (eski Türk Lirası cinsinden) yeni Türk Lirasına çevrilirken virgül hatası yapılması veya son altı hanenin yanlış ayrılması gibi hesaplama hataları, hükmün infazında mağduriyetlere yol açabileceği için tavzih gerektiren tereddütlerdir (Yargıtay 1. HD 2017/1042 E., 2018/373 K.). Bu durum, hükümdeki maddi hatadan ziyade, infazda belirsizlik yaratan bir açıklık sorunudur. * **Taşınmaz Niteliklerinin Eksik Bırakılması:** Tapu tescil davasında hüküm fıkrasında taşınmazın niteliğinin (örn. 'nar bahçesi' vasfında) yazılmaması, hükmün infazında tereddüt oluşturur ve tavzihle düzeltilmesi gerekir. Çünkü tapu kütüğü sayfasına taşınmazın cinsi gibi zorunlu bilgilerin yazılması infaz için elzemdir (Yargıtay 16. HD 2016/5925 E., 2017/286 K.). * **Hüküm Fıkrasında 'Ve' Kelimesinin Yanlış Kullanımı:** Bir ilamda 'davacının baştan itibaren X ve Y işçisi olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespitine' şeklinde hüküm kurulmuşken, aslında sadece X işçisi olarak kabul edilmesi gerektiğinin belirtilmesi gibi durumlarda, 've' kelimesinin kaldırılmasına yönelik tavzih talebi, hüküm fıkrasındaki hak ve borcu değiştirmesi nedeniyle reddedilmelidir (Yargıtay 22. HD 2017/5168 E., 2017/7325 K. - 've' kelimesinin kaldırılmasına karar verilmesi hatalı bulunmuştur). **Tavzih Talebinin Kabulü İçin Aranan Şartlar:** * **Yeterli Açıklık Olmaması:** Hüküm, lafzıyla veya içeriğiyle infazda belirsizlik yaratmalıdır. * **İcrada Tereddüt:** Hükmün yerine getirilmesi sırasında uygulanmasıyla ilgili şüphe veya belirsizlikler olmalıdır. * **Aykırı Fıkralar:** Hüküm fıkrasının kendi içinde veya gerekçesiyle çelişen kısımları bulunmalıdır. * **Sınırlama:** Tavzih, hükmün özünü, taraflara tanınan hakları ve yüklenen borçları sınırlandıramaz, genişletemez veya değiştiremez (HMK m. 305/2). Bu, tavzihin bir düzeltme veya değişiklik aracı değil, bir açıklama aracı olduğunu vurgular. * **İcra Tamamlanmamış Olması:** Tavzih talebi, hükmün icrası tamamlanıncaya kadar yapılabilir (HMK m. 305/1). İcra tamamlanmışsa talep reddedilir (Yargıtay 9. HD 2021/9097 E., 2021/13892 K.). Bu koşulların varlığı halinde ve usulüne uygun (HMK m. 306'ya göre karşı tarafa tebligat yapılması dahil) yapılan başvurularda tavzih talebi kabul edilebilir.