HMK Madde 305/A ile getirilen hükmün tamamlanması müessesesi, Türk yargılama hukuku açısından ne gibi yenilikler sunmuştur? Bu maddeye göre ek karar verilmesini gerektiren hususlar nelerdir ve bu ek kararlara karşı kanun yolu imkanı nasıl düzenlenmiştir?
HMK Madde 305/A, 'Hükmün Tamamlanması' başlığı altında 22/7/2020 tarihli ve 7251/27 sayılı kanunla eklenmiş ve Türk yargılama hukukuna önemli bir yenilik getirmiştir. Bu madde, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteme imkanı sunar (HMK m. 305/A (1)). **Getirilen Yenilikler:** * **Unutulan Taleplerin Giderilmesi:** Geleneksel tavzih kurumu (HMK m. 305) hükmün açık olmayan kısımlarını açıklarken, hükümde unutulan veya hiç karar verilmeyen hususlarda ek karar verilmesine imkan tanımıyordu. Bu eksiklik, Yargıtay kararlarında da sıklıkla vurgulanmıştı (örn. vekalet ücreti unutulması - Yargıtay 2. HD 2016/20821 E., 2018/8232 K.). HMK 305/A, bu boşluğu doldurarak, kararda unutulan veya atlanan hususların yargılamanın iadesi gibi daha ağır ve uzun yollara başvurulmaksızın giderilmesini sağlamıştır. * **Usul Ekonomisi:** Maddenin getirilme gerekçesi, yargılamayı gereksiz yere uzatmamak ve usul ekonomisine hizmet etmektir. Bir yargılama sonucunda verilen kararda, aslında hüküm altına alınması gereken bir talebin atlanması, yeni bir dava açma veya temyizden dönüş gibi süreçlere yol açabilmekteydi. Bu madde, daha pratik bir çözüm sunar. **Ek Karar Verilmesini Gerektiren Hususlar:** * **İleri Sürülen Ancak Karar Verilmeyen Talepler:** Davada taraflarca açıkça ileri sürülmesine rağmen mahkemenin nihai kararında hakkında hiç veya kısmen karar vermediği talepler (örn. faiz, vekalet ücreti, yargılama giderlerinin belirli kalemleri gibi). * **Kendiliğinden Hükme Geçirilmesi Gerekli Olan Hususlar:** Mahkemenin re'sen hüküm altına alması gereken ancak karar fıkrasında atladığı hususlar (örn. bazı yargılama giderleri veya kanunen zorunlu olan bazı tespitler). **Ek Kararlara Karşı Kanun Yolu İmkanı:** Hukmün tamamlanmasıyla verilen ek kararlara karşı **kanun yoluna başvurulabilir** (HMK m. 305/A (2)). Bu, ek kararın bağımsız bir hüküm niteliğinde olduğunu ve tıpkı asıl hüküm gibi temyiz veya istinaf denetimine tabi olduğunu gösterir. Bu özellik, ek kararın tavzih kararından önemli bir farkıdır, zira tavzih kararı genellikle asıl hükmün bir parçası olarak kabul edilirken, ek karar yeni bir hukuki sonuç doğurur ve kendi başına kanun yolu denetimine açıktır.