Doğrudan açık ceza infaz kurumuna gönderilen ve adli para cezasından çevrilen hapis cezasını infaz eden bir hükümlü firar ederse, kapalı ceza infaz kurumuna gönderilebilir mi? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını, özellikle "iade edilir" ifadesi ve kıyas yasağı ilkesi çerçevesinde tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #26810

Bu konu Yargıtay kararlarında tartışmalıdır. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2017/1454 ve 2017/92 sayılı kararlarında, 5275 sayılı Kanun'un 14/4. maddesi ve ilgili yönetmelikteki "geri gönderilirler" veya "iade edilirler" ifadelerinin, daha önce kapalı kurumdan açığa ayrılanları kapsadığı; doğrudan açığa gönderilenleri kapsamadığı belirtilmiştir. Bu kararlara göre, ceza hukukundaki sanık aleyhine kıyas yasağı (TCK m. 2/3) gereğince, mevzuatta açık bir hüküm olmadan doğrudan açığa gönderilen bir hükümlünün firar nedeniyle kapalıya gönderilmesi mümkün değildir. Ancak, Yargıtay'ın daha sonraki kararlarında ve Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma istemlerinde, firarın TCK m. 44 uyarınca hücre cezasını gerektiren ağır bir disiplin suçu olduğu, bu eylemi gerçekleştiren hükümlünün statüsünün (doğrudan açığa gönderilme veya naklen gelme) bir fark yaratmaması gerektiği, aksi yorumun kanun koyucunun amacına aykırı olacağı ve infaz güvenliğini tehlikeye atacağı belirtilmiştir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2013/14257 sayılı kararı bu yöndedir. Dolayısıyla, firar eyleminin niteliği ve infaz hukukunun amaçları göz önüne alındığında, hükümlünün kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesi gerektiği yönündeki görüş daha baskındır.