Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 305. maddesinde düzenlenen hükmün tavzihi kurumu ile hükmün tamamlanması (HMK 305/A) arasındaki temel farkları ve her bir müessesenin uygulama koşullarını yargısal kararlar ışığında detaylı olarak açıklayınız.
Hükmün tavzihi (açıklanması), HMK m. 305'te düzenlenmiş olup, hüküm yeterince açık değilse, icrasında tereddüt uyandırıyorsa veya birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her birinin hükmün açıklanmasını veya tereddüt/aykırılığın giderilmesini talep etme imkanı sunar. Tavzih yoluyla hüküm fıkrasındaki haklar ve borçlar sınırlandırılamaz, genişletilemez veya değiştirilemez (HMK m. 305/2). Bu, tavzihin hükmü değiştirmekten ziyade, hükmün gerçek anlamını ortaya çıkarmayı amaçlayan bir yol olduğunu gösterir (Yargıtay 9. HD 2021/9097 E., 2021/13892 K.; Yargıtay 2. HD 2017/5903 E., 2017/12487 K.). Hükmün tamamlanması ise HMK m. 305/A ile düzenlenmiş olup, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda ek karar verilmesini isteme imkanı tanır. Bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir. Temel farklar şunlardır: 1. **Amacı:** Tavzih, mevcut hükmün anlaşılmayan, tereddüt uyandıran veya çelişkili kısımlarını açıklarken; hükmün tamamlanması, kararda hiç yer almayan hususlarda ek karar verilmesini sağlar. Tavzih, hükmü değiştiremezken, hükmün tamamlanması yeni bir karar (ek karar) niteliğindedir. 2. **Konusu:** Tavzih, hüküm fıkrasının mevcut içeriğine ilişkindir; hükmün tamamlanması ise kararda unutulan veya eksik bırakılan hususlara ilişkindir (Yargıtay 2. HD 2016/20821 E., 2018/8232 K. - vekalet ücreti unutulmasının tavzihle giderilemeyeceği). 3. **Süresi:** Tavzih, hükmün icrası tamamlanıncaya kadar istenebilir; hükmün tamamlanması ise nihaî kararın tebliğinden itibaren bir aylık hak düşürücü süreye tabidir. 4. **Sonuçları:** Tavzih kararı, asıl hükmün bir parçası gibidir ve hükmün kesinleşmesini engellemez. Ek karar ise bağımsız bir karar niteliğindedir ve kanun yoluna başvurulabilir (HMK m. 305/A (2)). Yargısal kararlar, tavzihin sınırlarını net bir şekilde çizmiştir. Örneğin, hükümde unutulan veya gösterilmemiş olan bir hususun tavzih yoluyla hükme ilave edilmesinin mümkün olmadığı, taraflara tanınan hakların ve yüklenen borçların tavzih yoluyla sınırlandırılıp, genişletilemeyeceği veya değiştirilemeyeceği vurgulanmıştır (Yargıtay 2. HD 2016/20821 E., 2018/8232 K.; Yargıtay 1. HD 2018/195 E., 2018/10242 K. - vekalet ücreti artırılmasına yönelik tashih şerhinin kaldırılması). Buna karşılık, mahkeme kararında bir payın açıkta kalması gibi icrada tereddüt oluşturan durumlarda tavzihin gerektiği kabul edilmiştir (Yargıtay 1. HD 2015/9630 E., 2018/9074 K.).