5271 sayılı CMK'nın 139. maddesi uyarınca gizli soruşturmacı görevlendirilmesinde 'örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş bir suç olması' şartının önemi nedir? Bu şartın sağlanamadığı durumlarda gizli soruşturmacıdan elde edilen delillerin hukuki akıbeti ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #268000

CMK'nın 139. maddesi uyarınca gizli soruşturmacı görevlendirilmesinin en önemli şartlarından biri, 'soruşturma konusu suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş bir suç olması'dır (CMK 139/1). Bu şart, gizli soruşturmacı tedbirinin sadece örgütlü suçlarla mücadelede kullanılmasını amaçlar. Yargıtay'a göre, dava konusu suç örgütlü işlenmiş bir suç değilse, gizli soruşturmacı görevlendirilmesi kanuna aykırıdır. Bu durumda, gizli soruşturmacıdan elde edilen deliller hukuka aykırı sayılır ve hükme esas alınamaz. Örneğin, Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2015/15895 E., 2016/1979 K. sayılı kararında, 'uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti' suçu örgütlü işlenmiş bir suç olmadığı halde gizli soruşturmacı görevlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir. Bu durum, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin hükme dayanak yapılamayacağı ilkesinin bir sonucudur.