Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.05.2014 tarihli 2013/10-468 E. kararındaki çoğunluk görüşü, CMK 135/6-a-8 bendindeki 'iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç' ibaresine rağmen, örgütlü suçlara ilişkin iletişimin denetlenmesi kararlarının 'örgüte üye olma' suçu için de delil olarak kullanılabileceğini nasıl temellendirmiştir?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/10-468 E., 2014/268 K. sayılı kararındaki çoğunluk görüşü, CMK 135/6-a-8 bendindeki 'iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç' ibaresine rağmen, uyuşturucu madde ticareti suçundan alınan iletişimin denetlenmesi kararları üzerine elde edilen delillerin 'suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma' suçu için de (TCK 220/2) hükme esas alınabileceğini belirtmiştir. Gerekçe olarak, 'nitelik değiştirmesi mümkün bulunan suçlar yönünden de elde edilen delillerin hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delil olarak kabulü ile hükme esas alınması mümkün olup, sanıkların suç işlemek amacıyla kurulan örgütün yöneticisi mi yoksa üyesi mi olduğu ancak yargılamanın sonunda belli olacağından' bu delillerin örgüte üye olma suçu için de kullanılabileceği ifade edilmiştir. Ayrıca, 135/6-a-8 bendindeki sınırlamanın, yapılan soruşturmada şüphelilerin baştan itibaren örgüt üyesi olduklarının başka delillerle belirlendiği durumlar yönünden geçerli olduğunun kabulü gerektiği vurgulanmıştır. Bu yorum, özellikle örgütlü suçlulukla etkin mücadele amacını yansıtır.