Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 12.11.2015 tarihli 2014/2979 E. kararındaki karşı oy, aracın terk edilmesi durumunda yapılacak incelemenin 'arama' sayılmayacağı ve arama kararı gerekmediği görüşünü nasıl savunmuştur?
Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 27.04.2016 tarihli 2016/844 E., 2016/2525 K. sayılı kararındaki karşı oyda (metinde Yargıtay 10. Ceza Dairesi olarak belirtilmiş olmasına rağmen, bu karşı oy 20. Ceza Dairesi'ne aittir), arama amaçlı faaliyetin 'gizli ve saklı tutulan bir suç unsurunun ortaya çıkarılması' olduğunu belirtmiştir. Eğer kişi, eşyayı gizlemiyor ve kendi istemiyle alenileştiriyorsa veya kolluk görevlilerinin müdahale edebileceğini öngörebilecek şekilde aracı terk etmişse, bu durumda aracın içerisinde yapılacak incelemenin 'arama' sayılmayacağı ve dolayısıyla bir arama kararı alınmasına da gerek olmadığı savunulmuştur. Çünkü, korunması gereken özel bir gizlilik alanı söz konusu olmadığından, terk edilen eşya üzerinde yapılan inceleme 'arama' niteliği taşımaz. Bu görüş, arama kavramının sınırını ve rızanın (veya rızanın örtülü hallerinin) hukuki etkisini farklı bir perspektiften değerlendirmektedir (Yargıtay 20. Ceza Dairesi 2016/844 K. – Karşı Oy).