Ceza muhakemesinde ispat amacıyla kullanılan 'her aracın delil olarak kabul edilmesi' ilkesi (delillerin serbestliği) hangi sınırlamalarla uygulanır? Bu sınırlamaların temel dayanakları nelerdir?
Ceza muhakemesinde ispat amacıyla kullanılan 'her aracın delil olarak kabul edilmesi' ilkesi, 'delillerin serbestliği' prensibiyle ifade edilir. Ancak bu ilke mutlak değildir ve 'delil yasakları' ile sınırlanmıştır. Bu sınırlamaların temel dayanakları: 1. **Hukuka Uygunluk:** Delillerin kanunda gösterilen yöntemlere ve usul kurallarına uygun olarak elde edilmesi zorunludur (CMK 217/2). 2. **Temel Hak ve Özgürlüklerin Korunması:** Delil elde etme süreçlerinde insan onuru ve temel hak ve özgürlüklerden ödün verilemez. Anayasa'nın 38/6. maddesi ve AİHS'nin 6. ve 8. maddeleri gibi hükümlerle güvence altına alınmıştır. 3. **Ölçülülük İlkesi:** Delil elde etme yöntemlerinin amaca elverişli, gerekli ve orantılı olması gerekir. Bu sınırlamalar, maddi gerçeğin her ne pahasına olursa olsun değil, hukuk devleti ilkeleri içerisinde araştırılmasını temin eder. Hukuka aykırı deliller, yargılamada ispat aracı olarak kullanılamaz (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 25.11.2014,2013/9-841 E.,2014/513 K. kararı).