Yargıtay kararlarında, 'rızai teslim' kavramı ile 'arama' kavramı arasındaki ince sınır nasıl belirlenmektedir? Sanığın eşyayı kolluğa göstermesi her zaman rızai teslim olarak yorumlanır mı? (Yargıtay CGK 2016/130 E., 2017/84 K. ve Yargıtay 10.CD 2024/6179 E. kararları üzerinden)
Yargıtay, 'rızai teslim'i, kişinin kendi iradesiyle, kolluğun talebi üzerine açıkta bulunan veya gizli olmayan bir şeyi vermesi olarak tanımlar. Bu durumda arama kararı gerekmez. Ancak 'arama', 'gizli olanı ortaya çıkarmak için' yapılan bir faaliyettir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2016/130 E., 2017/84 K. sayılı kararında, sanığın valizini açıp sigaraları 'göstermesi' rızai teslim sayılmış ve arama olarak nitelendirilmemiştir çünkü eşya gizli değildi ve sanık kendiliğinden göstermiştir. Ancak Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2024/6179 E. kararında, sanığın sigara kutusunu ve çantasını 'açmasının istenmesi' ve açması 'rızai teslim' olarak değil, 'arama' olarak nitelendirilmiş ve yasal arama kararı/emri olmadığı için hukuka aykırı bulunmuştur. Bu kararlar arasındaki ince fark, kolluğun pasif bir şekilde 'görmesi' veya kişinin 'kendiliğinden' göstermesi ile kolluğun aktif bir taleple kişinin 'açmasını istemesi' arasındaki ayrımdır. Aktif taleple yapılan müdahale, arama niteliği taşıyabilir ve yasal dayanak gerektirir.