Yargıtay kararlarında, hakkında soruşturma yürütülen bir kamu görevlisinin 'görevi kötüye kullanma' suçunda, 'kamunun zararı' veya 'kişilerin mağduriyeti' unsurlarının nasıl değerlendirildiği hususunu açıklayınız.
Yargıtay kararlarında, 'görevi kötüye kullanma' (TCK 257) suçunun oluşabilmesi için kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı hareket etmesinin 'kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olması ya da kişilere haksız bir menfaat sağlaması' şartı aranır. 'Kamunun zararı', ekonomik zarar olarak vurgulanır ve mevzuata aykırı karar, işlem, eylem veya ihmal sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır (5018 sayılı Kanun 71). 'Kişilerin mağduriyeti' ise sadece ekonomik zararla sınırlı olmayıp, bireyin sosyal, siyasi, medeni her türlü haklarının ihlalini kapsar. Yargıtay, kamu görevlisinin dosyaları sürüncemede bırakması, tutuklulukları gözden geçirmemesi gibi eylemlerin şüphelilerin makul sürede karar verilmemesi nedeniyle, şikayetçi, suçtan zarar gören veya mağdurların da haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle 'kişi mağduriyetinin' gerçekleştiğini kabul etmiştir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 21.10.2014, 2012/4-1283 E., 2014/430 K.).