Hukuk devleti ilkesi, ceza muhakemesinde delil elde etme ve değerlendirme süreçlerini nasıl etkiler? Yargıtay'ın bu konudaki vurguları nelerdir?
Hukuk devleti ilkesi, devletin tüm organlarının işlemlerinin, yürürlükteki hukuk kuralları çerçevesinde gerçekleştirilmesini zorunlu kılar. Bu ilke, ceza muhakemesinde delil elde etme ve değerlendirme süreçlerini derinden etkiler. Yargıtay, 'hukuka aykırılık' kavramının sadece kanuna aykırılığı değil, aynı zamanda Anayasa'ya, uluslararası sözleşmelere ve hukukun genel ilkelerine (insan onuru, temel haklar) aykırılığı da kapsadığını belirtir. Hukuk devleti, maddi gerçeğe ulaşma amacı uğruna bireyin haklarının ihlal edilmesine izin vermez. Bu nedenle, hukuka aykırı yollarla elde edilen delillerin (örn: işkence, haksız arama, usulsüz dinleme) hükme esas alınması kesinlikle yasaktır ve bu, hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir. Aksi takdirde, keyfi uygulamalarla temel hak ve özgürlükler ihlal edilmiş olur (Metin, 'VII-Aramanın Hukuka Aykırılığı ve Bu Aykırılığın Sonuçları' bölümü).