CMK 160. maddesine göre Cumhuriyet savcısının 'maddi gerçeği araştırma' ve 'şüphelinin haklarını koruma' yükümlülüğü arasındaki dengeyi açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #267827

CMK 160. maddesi, Cumhuriyet savcısına bir suçun işlendiği izlenimini alır almaz hemen işin gerçeğini araştırmaya başlama yükümlülüğü getirir (f.1). Maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplama ve muhafaza altına alma görevini de yükler. Aynı zamanda, maddenin 2. fıkrası uyarınca, Cumhuriyet savcısı şüphelinin haklarını korumakla da yükümlüdür. Bu iki yükümlülük arasında bir denge vardır: maddi gerçeğe ulaşma amacı, şüphelinin temel hak ve özgürlükleri ihlal edilmeden ve hukuk kurallarına uygun yöntemlerle gerçekleştirilmelidir. Yani delil toplama sürecinde insan onuru ve insan haklarından ödün verilemez. Bu denge, 'hukuka aykırı delillerin' geçersiz sayılmasının temelini oluşturur (Metin, 'VII-Aramanın Hukuka Aykırılığı ve Bu Aykırılığın Sonuçları' bölümü).