CMK'nın 139. maddesi uyarınca 'gizli soruşturmacı görevlendirilmesi' için aranan 'örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş bir suç olması' koşulunun önemi nedir? Bu koşulun sağlanamadığı durumlarda gizli soruşturmacıdan elde edilen delillerin hukuki akıbeti ne olur?
CMK'nın 139/1. maddesi ve 139/4. fıkrası uyarınca gizli soruşturmacı görevlendirilmesi için aranan önemli bir koşul, suçun 'örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş' olmasıdır. Bu koşul, gizli soruşturmacının sadece örgütlü suçlarla mücadelede kullanılmasını amaçlar. Yargıtay'a göre, dava konusu suç örgütlü işlenmiş bir suç değilse (örneğin uyuşturucu ticareti, ancak örgütlü değilse), gizli soruşturmacı görevlendirilmesi kanuna aykırıdır. Bu durumda, gizli soruşturmacıdan elde edilen deliller hukuka aykırı sayılır ve hükme esas alınamaz. Yargıtay kararlarında, bu tür durumlarda 'güven alımı' gibi faaliyetlerle elde edilen delillerin yasak delil olduğu ve mahkumiyet kararlarına dayanak yapılamayacağı belirtilmiştir (Yargıtay 20. Ceza Dairesi 2015/15895 E., 2016/1979 K.; 2015/15770 E., 2016/121 K.; 2015/312 E., 2015/2691 K.).