Anayasa'nın 38. maddesinin 6. fıkrası ve CMK'nın 217. maddesinin 2. fıkrası arasındaki ilişkiyi 'hukuka aykırı delil' ilkesi açısından değerlendiriniz. Bu hükümlerin ceza muhakemesi sistemimizdeki konumu nedir?
Anayasa'nın 38/6. maddesi 'Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez' emredici hükmünü taşır. CMK'nın 217/2. maddesi ise 'Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir' diyerek aynı ilkeyi ceza muhakemesi kanununda yineler. Bu iki madde, Türk ceza muhakemesi sisteminde 'delil yasakları'nın temelini oluşturur ve hukuka uygunluk ilkesinin vazgeçilmezliğini vurgular. Hakim, vicdani kanaatiyle delilleri serbestçe takdir etse de, bu takdir yetkisi sadece hukuka uygun yöntemlerle elde edilmiş delillerle sınırlıdır. Hukuka aykırı deliller, maddi gerçeğe ulaşma amacı ne olursa olsun, ispat aracı olarak kullanılamaz ve hükme esas alınamaz (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 25.11.2014, 2013/9-841 E., 2014/513 K. ve diğer ilgili kararlar).