İhbar üzerine yapılan aramalarda 'makul şüphe'nin oluştuğu an itibarıyla arama tedbirinin hukuki niteliği nasıl değişir? Bu durumun arama kararı/emri gerekliliği üzerindeki etkisi nedir? Yargıtay içtihadını referans alarak açıklayınız.
İhbar üzerine yapılan aramalarda, başlangıçta 'önleme' amacı taşısa bile, 'makul şüphe'nin ortaya çıktığı an itibarıyla arama adli bir nitelik kazanır. Yargıtay'a göre, suç şüphesi ortaya çıktığı andan itibaren, artık CMK'nın adli arama hükümlerinin uygulanması gerekir. Bu durumda, önceden alınmış bir önleme araması kararı olsa bile, bu karar adli arama için yeterli değildir ve CMK 116 ve devamı maddeleri uyarınca hâkimden adli arama kararı veya Cumhuriyet savcısından yazılı arama emri alınması zorunludur. Aksi takdirde, elde edilen deliller hukuka aykırı kabul edilir. Örneğin, Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 12.11.2015 tarihli 2014/2979 E. kararında, niteliği belli olan bir suçun işlendiği şüphesi oluştuğunda önleme araması kararına dayanılarak yapılan aramanın hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir.