Yargıtay'ın 'zehirli ağacın zehirli meyvesi' (fruit of the poisonous tree) doktrinine ilişkin yaklaşımı nedir? Bu doktrin Türk Ceza Muhakemesi Hukukunda nasıl karşılık bulmaktadır?
'Zehirli ağacın zehirli meyvesi' doktrini, hukuka aykırı bir şekilde elde edilen delilin, kendisinden türetilen veya onun sayesinde elde edilen diğer delillerin de hukuka aykırı olacağını ifade eder. Türk Ceza Muhakemesi Hukukunda bu doktrin, Anayasa'nın 38. maddesinin 6. fıkrası ('Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez.') ve CMK'nın 217. maddesinin 2. fıkrası ('Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.') ile karşılık bulur. Yargıtay kararlarında, hukuka aykırı yolla elde edilen delil ile bu delillerden hareketle elde edilen delillerin de hükme esas alınamayacağı açıkça belirtilmiştir. Örneğin, Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2023/9234 E. sayılı kararında teknik araçlarla izleme sonucu hukuka aykırı elde edilen bilgilerin hükme esas alınamayacağı ve bu delillerden hareketle elde edilen diğer delillerin de 'zehirli ağacın meyvesi' olgusuyla hükme esas alınamayacağı vurgulanmıştır.