Telefon dinleme kayıtlarının hukuka uygun bir delil olarak kabul edilmesinin temel şartları nelerdir? Yargıtay'ın bu konudaki yerleşmiş içtihadını açıklayınız.
Telefon dinleme kayıtlarının hukuka uygun delil olarak kabul edilmesinin temel şartları CMK 135 ve 138'de düzenlenmiştir. Dinleme kararı, suç işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe ve başka yolla delil elde etme imkanının bulunmaması koşullarına bağlı olarak, hâkim kararıyla veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararıyla alınmalıdır. Ayrıca, dinlenebilecek suçlar CMK 135/6'da sınırlı olarak sayılan 'katalog suçlar' arasında olmalıdır. Yargıtay, bu koşullara uyulmadan elde edilen dinleme kayıtlarını hukuka aykırı delil olarak kabul eder. Özellikle, hakkında iletişim tespiti kararı bulunmayan kişilerle yapılan görüşmelerin tesadüfen elde edilmiş olsa dahi katalog suçlara ilişkin olmadıkça delil olarak kullanılamayacağını vurgulamaktadır (Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2017/3474 E., 2021/6773 K.; Ceza Genel Kurulu 2016/944 E., 2020/513 K.). Haberleşme hürriyeti anayasal bir hak olduğundan, ihlali önemsiz kabul edilemez (Yargıtay 17. Ceza Dairesi 2016/3213 E., 2018/7925 K.).