Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 21.10.2014 tarihli 2012/4-1283 E. kararında, bir Cumhuriyet savcısının odasındaki ortam dinlemesi sonucu elde edilen ses kayıtlarının delil niteliği nasıl değerlendirilmiştir? Kararın gerekçesinde temel hak ve hürriyetlere atıfla yapılan vurgular nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #267765

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 21.10.2014 tarihli kararında, bir Cumhuriyet savcısının odasında telefon veya benzeri bir iletişim aracı kullanılmaksızın, yetkili mercilerce verilmiş herhangi bir iletişim denetleme, gizli soruşturmacı veya teknik araçlarla izleme kararı olmaksızın ortam dinlemesiyle kaydedilen ses kayıtlarının hukuka aykırı yollarla elde edilen delil niteliğinde olduğuna karar vermiştir. Karar gerekçesinde, Anayasa'nın 20. maddesindeki özel hayatın gizliliği ve AİHS'nin 8. maddesindeki haberleşme/özel hayatın korunması ilkeleri vurgulanmıştır. Hukuka aykırı yolla elde edilen bu tür delillerin hükme esas alınmasının mümkün olmadığı, zira temel insan haklarının ihlal edildiği ve hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığı belirtilmiştir. Kamu yararı gerekçesiyle dahi bu ihlallerin hoş görülemeyeceği vurgulanmıştır (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 21.10.2014, 2012/4-1283 E., 2014/430 K.).