CMK'nın 138. maddesinde düzenlenen 'tesadüfen elde edilen deliller' ilkesini ve bu ilkenin telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi (CMK 135) tedbirleriyle ilişkisini detaylandırınız. Özellikle 'katalog suç' kavramının bu bağlamdaki rolü nedir?
CMK'nın 138. maddesi iki fıkradan oluşur: 1) Arama veya elkoyma sırasında soruşturmayla ilgisi olmayan ancak başka bir suç şüphesi uyandıran delil elde edilirse muhafaza altına alınır ve savcılığa bildirilir. 2) Telekomünikasyon yoluyla iletişimin denetlenmesi sırasında, soruşturmayla ilgisi olmayan ancak CMK 135/6'da sayılan 'katalog suçlardan' birinin işlendiği şüphesini uyandıran delil elde edilirse muhafaza altına alınır ve savcılığa bildirilir. Katalog suç kavramı, CMK 138/2 açısından delilin hukuka uygun kabul edilmesinin temel şartıdır. Yani, tedbirin konusu olan suçun CMK 135/6'daki katalog suçlardan olması ve tesadüfen elde edilen delilin de bu katalog suçlardan birine ilişkin olması gerekir. Aksi takdirde, elde edilen delil hukuka aykırı sayılır ve hükme esas alınamaz. Yargıtay, bu yasağın 'delil değerlendirme yasağı' kapsamında olduğunu kabul etmektedir (Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2017/3474 E., 2021/6773 K.; Ceza Genel Kurulu 2016/944 E., 2020/513 K.).