Yargıtay 21. Ceza Dairesi'nin 2015/5742 E., 2016/2217 K. kararında, CMK m.119/4'e (arama sırasında hazır bulunacak kişiler) aykırılığın aramayı hukuka aykırı hale getirdiği kabul edilirken, bu durum arama kararının kendisinin geçerliliğini mi, yoksa aramanın icrasının hukuka aykırılığını mı ifade eder?
Bu durum, arama kararının kendisinin geçerliliğinden ziyade, aramanın 'icrasının' (yerine getirilme şeklinin) hukuka aykırılığını ifade eder. CMK m.119/4, aramanın nasıl yapılacağına dair bir usul kuralıdır. Arama kararı (örneğin, hâkim tarafından CMK m.119/1'e uygun verilmişse) başlangıçta hukuka uygun olabilir. Ancak, bu hukuka uygun kararın icrası sırasında CMK m.119/4'teki (veya diğer usul kurallarındaki) zorunluluklara uyulmaması, arama işleminin kendisini hukuka aykırı hale getirir. Yargıtay 21. CD kararında da, 'sanık hakkında hukuka uygun olarak verilmiş bulunan arama kararı, “yerine getirilme şekli itibarıyla” hukuka aykırı olup bu arama sonucu elde edilmiş bulunan ve hukuka aykırı delil niteliğinde olan “belgeler” de CMK`nın 217. maddesi bağlamında hükme esas alınamaz.' denilerek bu ayrıma işaret edilmiştir. Yani, karar doğru olsa bile, icradaki usulsüzlük delili hukuka aykırı kılabilir.