CMK m.138/2 uyarınca, hakkında iletişim denetleme kararı bulunan bir şüpheli (A), hakkında karar olmayan bir avukatla (B) yaptığı ve avukatın da (A)'nın işlediği katalog suçlardan birine iştirak ettiğini gösteren bir görüşme yapsa, bu görüşme avukat (B) aleyhine kullanılabilir mi? CMK m.136 bu durumu nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #267740

Bu çok karmaşık bir durumdur. CMK m.136, şüpheli veya sanığın müdafii ile yaptığı haberleşmenin denetlenemeyeceğini, dinlenemeyeceğini ve kayda alınamayacağını belirtir. Bu, avukat-müvekkil gizliliğinin bir gereğidir. Ancak, eğer avukatın kendisi, müvekkilinin işlediği suça (özellikle katalog suçlardan birine) iştirak ediyorsa veya kendisi bağımsız bir suç işliyorsa, bu durum farklı değerlendirilebilir. Eğer avukat (B), (A)'nın işlediği katalog suça iştirak ediyorsa ve bu durum (A)'nın dinlenmesi sırasında tesadüfen ortaya çıkıyorsa, CMK m.136'daki korumanın avukatın suç işlemesini himaye etmeyeceği savunulabilir. Bu durumda, (B) artık sadece 'avukat' değil, aynı zamanda 'suç şüphelisi' konumuna gelir. Yargıtay, bu tür durumlarda, avukatın kendisi suç işleme şüphesi altındaysa, m.136'daki yasağın mutlak olmadığını, ancak bunun çok dikkatli ve somut delillerle değerlendirilmesi gerektiğini kabul edebilir. Tesadüfi delilin (B) aleyhine kullanılabilmesi için, (B)'nin suça iştirak ettiğine dair ciddi emareler olması ve durumun derhal C.Savcılığına bildirilerek (B) hakkında da (gerekirse) ayrı bir soruşturma ve tedbir kararı alınması gerekebilir. CMK m.136'nın amacı, hukuki yardımı korumaktır, suç ortaklığını değil.