YCGK 2013/9-841 E., 2014/513 K. sayılı kararında, hukuka aykırı arama sonucu elde edilen maddi delil dışındaki delillerin (sanığın inkara yönelik savunmaları) yetersiz kalması, ceza muhakemesinde 'ikrarın' tek başına mahkumiyete yeterli olup olamayacağı tartışmasıyla nasıl bir paralellik gösterir?
YCGK kararında hukuka aykırı delil dışlandığında sanığın inkara yönelik savunmaları kalmıştır. Bu durum, ceza muhakemesinde ikrarın (suçu kabul etmenin) tek başına mahkumiyet için yeterli olup olamayacağı tartışmasıyla şu yönden paralellik gösterir: CMK sisteminde, ikrar dahi serbestçe değerlendirilir ve diğer delillerle desteklenmesi aranır (CMK m.213, m.217). Yani, nasıl ki bir ikrar tek başına (başka delil yoksa veya ikrarın kendisi şüpheliyse) mahkumiyete yeterli olmayabilirse, YCGK kararındaki durumda da hukuka aykırı temel delil dışlandığında, sanığın sadece inkarı ve geriye kalan (varsa) zayıf deliller mahkumiyet için yetersiz kalmıştır. Her iki durumda da, mahkumiyetin şüpheye yer bırakmayacak şekilde, hukuka uygun ve yeterli delillerle desteklenmesi gerektiği ilkesi ön plandadır. İkrarın varlığı dahi diğer delilleri gereksiz kılmazken, hukuka aykırı bir delilin dışlanmasıyla oluşan boşluk, kalan delillerin (veya delil yokluğunun) yetersizliğini daha da belirginleştirir.