YCGK'nın 2019/436 sayılı kararında, sanığın kasayı rızasıyla açmasının arama kararı gerekliliğini ortadan kaldırmadığı belirtilmiştir. Bu durum, CMK'daki 'feragat edilemez haklar' kavramıyla ilişkilendirilebilir mi?
Bu durum, dolaylı olarak 'feragat edilemez haklar' kavramıyla ilişkilendirilebilir. CMK'da arama gibi temel haklara müdahale içeren işlemler, sıkı şekil şartlarına (örneğin hakim kararı) bağlanmıştır. Bu şekil şartları, sadece bireyi değil, aynı zamanda hukuk devletini, adil yargılanmayı ve kamunun ceza adalet sistemine olan güvenini korumaya yöneliktir. Bireyin bu tür yasal güvencelerden kolayca 'feragat' etmesi, bu güvencelerin amacını boşa çıkarabilir. Özellikle arama gibi bir durumda, kişinin üzerinde olası bir baskı veya haklarını tam bilmeme durumu söz konusu olabileceğinden, 'rızası'nın bu yasal zorunlulukları ortadan kaldırdığını kabul etmek, temel hak korumasını zayıflatır. Yargıtay'ın bu yöndeki kararları, arama kararının kamusal bir güvence olduğunu ve bireysel rızayla kolayca aşılamayacağını vurgular niteliktedir.