CMK m.116 gerekçesine göre aramanın, 'tahmin yeterlidir' denilerek şüpheli/sanık statüsü aranmaksızın yapılabilmesi, 'masumiyet karinesi' ilkesiyle nasıl bir denge içinde olmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #267724

CMK m.116 gerekçesindeki 'tahmin yeterlidir' ifadesi, masumiyet karinesini (Anayasa m.38/4, AİHS m.6/2) ortadan kaldıracak şekilde yorumlanamaz. Masumiyet karinesi, bir kimsenin suçluluğu kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla sabit oluncaya kadar masum sayılmasını ifade eder. Arama, bir suçlama veya mahkumiyet değil, delil toplama veya şüpheliyi yakalama amacıyla yapılan bir koruma tedbiridir. 'Tahmin yeterlidir' ifadesi, arama için kişinin formel olarak 'şüpheli' veya 'sanık' olarak adlandırılmasının zorunlu olmadığını belirtirken, bu 'tahmin'in CMK m.116(1)'deki 'makul şüphe' seviyesine ulaşması, yani somut olgulara dayanması gerekir. Dolayısıyla, arama yapılan kişi hala masumiyet karinesinden yararlanır; arama, bu karineyi ortadan kaldırmaz, sadece soruşturmanın bir gereği olarak, belirli ve ciddi şüpheler üzerine başvurulan bir tedbirdir. Denge, aramanın keyfi olmaması, somut şüpheye dayanması ve ölçülü olmasıyla sağlanır.