CMK m.119/1'e göre adli arama kural olarak hâkim kararıyla yapılır. 'Gecikmesinde sakınca bulunan hal' nedeniyle C.Savcısı veya kolluk amirinin verdiği yazılı arama emri, hâkim kararıyla aynı hukuki güce sahip midir, yoksa sonradan hâkim onayına tabi midir?
CMK m.119/1'e göre C.Savcısının (veya ona ulaşılamadığında kolluk amirinin) verdiği yazılı arama emri, 'gecikmesinde sakınca bulunan hal' koşuluna bağlı istisnai bir yetkidir. Bu emir, verildiği anda geçerlidir ve aramaya başlanabilir. Ancak, Anayasa m.20 ve m.21'deki genel kural (hakim kararı ve sonradan hakim onayı) ile CMK'nın genel sistematiği (özellikle CMK m.127/3'teki elkoyma için öngörülen hakim onayıyla kıyasen) düşünüldüğünde, C.Savcısı veya kolluk amiri emriyle yapılan arama ve bu arama sonucu yapılan elkoyma işlemlerinin belirli bir süre içinde (genellikle 24 saat) hâkim onayına sunulması, temel hak güvenceleri açısından gereklidir. Arama emrinin doğrudan hakim onayına sunulacağına dair açık bir hüküm CMK m.119 için belirtilmemiş olsa da (Anayasa m.20/2 ve m.21/2'de bu onay mekanizması genel olarak 'yetkili merciin kararı' için öngörülmüştür), özellikle konutta, işyerinde yapılan aramalar gibi özel hayata ağır müdahalelerde bu onayın aranması hukuki güvenlik açısından önemlidir. Yargıtay kararları da genellikle bu yönde bir denetimi (kararın gerekçesi, gecikmesinde sakınca halinin varlığı vb.) yapar. Elkoyma söz konusu olduğunda ise CMK m.127/3 uyarınca hakim onayı zaten zorunludur.