CMK m.138/2'de, iletişim denetlenirken katalog dışı bir suça ilişkin tesadüfi delil elde edilirse, bu delilin kullanılmasının yasaklanması, 'maddi gerçeğe ulaşma' ilkesiyle nasıl bir çatışma veya denge içindedir?
Bu durum, ceza muhakemesinin iki temel amacı arasında bir gerilim yaratır: Bir yanda 'maddi gerçeğe ulaşma' ilkesi, diğer yanda 'temel hak ve özgürlüklerin korunması' (özellikle özel hayatın ve haberleşmenin gizliliği) ve 'hukuk devleti' ilkesi. CMK m.138/2'nin katalog dışı suçlar için tesadüfi delillerin kullanımını yasaklaması, temel hakların korunmasına ve kanunilik ilkesine öncelik verdiğini gösterir. Kanun koyucu, haberleşme hürriyetine yapılan müdahalenin ancak çok ciddi suçlar (katalog suçlar) için meşru sayılabileceğini ve bu sınırın dolaylı yollarla aşılmaması gerektiğini düşünmüştür. Bu, maddi gerçeğe ulaşma pahasına her türlü delilin kabul edilemeyeceği, delil toplama sürecinin de hukuka uygun olması gerektiği anlayışının bir yansımasıdır. Dolayısıyla, bir çatışmadan ziyade, temel haklar lehine bir denge kurulmaya çalışılmıştır. Maddi gerçek, ancak hukuk kuralları içinde ve temel haklar korunarak araştırılmalıdır.