CMK m.140(4)'te 'Elde edilen deliller, yukarıda sayılan suçlarla ilgili soruşturma ve kovuşturma dışında kullanılamaz' denmektedir. Eğer teknik izleme ile elde edilen bir delil, hem katalogdaki bir suçun hem de katalog dışı bir suçun (iki suç birbiriyle bağlantılıysa) ispatına yarıyorsa, bu delilin katalog dışı suç için de dolaylı olarak bir etkisi olabilir mi?
Bu zor bir sorudur ve 'zehirli ağacın meyvesi' doktrininin farklı yorumlarına bağlıdır. CMK m.140(4) çok kesindir: Katalog dışı suç için kullanılamaz. Eğer katalog dışı suç, katalogdaki suçun bir unsuru veya onunla zorunlu olarak bağlantılı bir parça değilse, delilin o katalog dışı suçun ispatında doğrudan kullanılması mümkün değildir. Ancak, delil katalogdaki suçun varlığını ispatlarken, bu ispat dolaylı olarak katalog dışı suç hakkında da bir kanaat oluşturabilir. Yargıç, hukuka aykırı (veya kullanımı yasaklanmış) delili kararından tamamen dışlamakla yükümlüdür. Eğer katalog dışı suçun ispatı, sadece bu yasaklı delile dayanıyorsa veya ondan türetilen başka delillere dayanıyorsa, mahkumiyet kararı verilemez. Yargıtay, bu konuda genellikle katı bir tutum sergileyerek, yasaklı delilin hiçbir şekilde (doğrudan veya dolaylı) katalog dışı suçun ispatında rol oynamaması gerektiğini vurgular. Delilin, yargıcın zihninde bir 'ön yargı' oluşturması riski her zaman vardır, ancak hukuken bu delil yok sayılmalıdır.