YCGK'nın 2016/465 E., 2019/369 K. (metinde YCGK 2019/436 olarak da geçiyor) kararında, sanığın kasayı açması hukuka aykırı aramayı geçerli kılmamıştır. Peki, sanığın 'açık ve bilgilendirilmiş rızası' (yani haklarını bilerek ve özgür iradesiyle verdiği rıza) durumunda dahi, CMK m.116 vd. arama kararı gerekliliği devam eder mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #267703

Bu konu tartışmalıdır. Kural olarak, CMK m.116 vd. arama kararı gerekliliğini emreder. Ancak, doktrinde ve bazı Yargıtay kararlarında, kişinin tamamen özgür iradesiyle, hakları konusunda tam olarak bilgilendirilmiş bir şekilde ve hiçbir baskı altında kalmadan verdiği 'açık ve net rıza'nın, bazı durumlarda arama kararının yerine geçebileceği ileri sürülmektedir. Ancak bu çok istisnai bir durumdur ve rızanın geçerliliği çok sıkı koşullara bağlıdır. YCGK'nın metinde alıntılanan kararlarındaki genel eğilim, özellikle delil elde etmeye yönelik aramalarda rızanın tek başına yeterli olmayacağı, kanuni güvencelerin (karar/emir) aranması gerektiği yönündedir. 'Açık ve bilgilendirilmiş rıza'nın varlığı dahi, özellikle konut ve işyeri gibi mahremiyeti yüksek alanlarda veya kapalı eşyalarda arama kararı zorunluluğunu tamamen ortadan kaldırmayabilir. Uygulamada, rızaya dayalı aramalar sıklıkla hukuka aykırılık tartışmalarına yol açmaktadır.