CMK m.138/2 uyarınca tesadüfen elde edilen bir delilin, hakkında iletişim denetleme kararı olmayan ve fakat asıl şüpheliyle birlikte suça iştirak ettiği anlaşılan (örneğin kardeşi) bir kişi aleyhine kullanılabilmesi, CMK m.135/3'teki (suç ve hüküm tarihinde m.135/2) 'Şüpheli veya sanığın tanıklıktan çekinebilecek kişilerle arasındaki iletişimi kayda alınamaz.' hükmüyle nasıl bir ilişki içindedir? YCGK 2013/10-642 K. bu durumu nasıl çözmüştür?
YCGK 2013/10-642 K. kararında bu durum ele alınmıştır. CMK m.135/3 (eski m.135/2), şüpheli/sanığın tanıklıktan çekinebilecek kişilerle (örn: kardeşi) arasındaki iletişimin kayda alınamayacağını belirtir. Ancak YCGK, bu hükmün, birlikte suç işleme şüphesi altında bulunan kişileri kapsamayacağını; tanıklıktan çekinme hakkına sahip kişinin suça katıldığı daha önceden başka delillerle belirlenmişse, artık bu kişinin tanıklıktan çekinebilecek kişi sıfatını kaybettiğini ve aralarındaki görüşmelerin kaydedilebileceğini kabul etmiştir. Dolayısıyla, hakkında karar olmayan kardeş için elde edilen delil, eğer yeni suç (veya iştirak edilen suç) CMK m.135/6 katalogunda yer alıyorsa ve durum derhal C.Savcılığına bildirilmişse, CMK m.138/2 kapsamında kullanılabilir bulunmuştur. Burada, 'birlikte suç işleme şüphesi' tanıklıktan çekinme yasağını bertaraf eden bir unsur olarak görülmüştür.