CMK m.140(1) uyarınca teknik araçlarla izleme için 'başka suretle delil elde edilememesi' şartı, soruşturma makamlarının tüm olası delil toplama yöntemlerini fiilen tüketmiş olmasını mı gerektirir, yoksa bu yöntemlerin somut olayda etkisiz olacağının öngörülmesi yeterli midir?
Bu şart, soruşturma makamlarının tüm olası delil toplama yöntemlerini fiilen ve mutlak surette tüketmiş olmasını değil, somut olayın özelliklerine göre diğer yöntemlerin etkisiz kalacağının veya sonuç vermeyeceğinin makul bir şekilde öngörülmesini ifade eder. Yani, 'başka suretle delil elde edilememesi' hali, ya diğer tedbirlere başvurulmuş olmasına rağmen sonuç alınamaması ya da somut olayın koşulları itibarıyla diğer yöntemlerin (tanık beyanı, fiziki takip, arama vb.) baştan itibaren yetersiz kalacağının veya orantısız zorluk yaratacağının anlaşılması durumunda gerçekleşmiş sayılır. (Bkz. Ceza Muhakemesi Kanunu’nda Öngörülen Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi, Gizli Soruşturmacı ve Teknik Araçlarla İzleme Tedbirlerinin Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik m.4(a) - 'başka suretle delil elde edilmesi imkânının bulunmaması hâli' tanımı). Bu durumun kararda somut gerekçelerle açıklanması gerekir.