YCGK 2013/10-642 E., 2014/302 K. kararında, hakkında iletişimin denetlenmesi kararı bulunan bir sanık ile kardeşi (hakkında karar olmayan diğer sanık) arasındaki telefon görüşmelerinin, kardeşi aleyhine delil olarak kullanılıp kullanılamayacağı nasıl çözümlenmiştir? CMK m. 135/2 (suç ve hüküm tarihinde m. 135/3) bu durumu nasıl etkilemiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #267560

YCGK 2013/10-642 E., 2014/302 K. kararında, hakkında usulüne uygun iletişim denetlenmesi kararı bulunan sanık C.E. ile hakkında karar bulunmayan kardeşi ve aynı suçun sanığı olan Ç.E. arasında yapılan telefon görüşmelerinin, Ç.E. aleyhine de hukuka uygun delil olarak kullanılabileceği kabul edilmiştir. CMK m. 135/2 (eski m.135/3) 'Şüpheli veya sanığın tanıklıktan çekinebilecek kişilerle arasındaki iletişimi kayda alınamaz' hükmünün, birlikte suç işleme şüphesi altında bulunan kişileri kapsamayacağı; tanıklıktan çekinme hakkına sahip kişinin suça katıldığı başka delillerle belirlenmişse, bu kişinin artık tanıklıktan çekinebilecek kişi sıfatını kaybettiği ve bu nedenle aralarındaki görüşmelerin kaydedilebileceği ve delil olarak kullanılabileceği belirtilmiştir. Bu durumda, elde edilen delil, hakkında karar olmayan kardeş için 'tesadüfi delil' (CMK m. 138/2) niteliğinde olup, yeni suç (veya aynı suçun iştiraki) da katalog suçlardan (uyuşturucu ticareti) olduğu için kullanılabilir bulunmuştur.