YCGK 2019/154 sayılı kararında, aracın direksiyon altı gibi görünmeyen yerlerinde yapılacak arama için CMK m.116 vd. veya PVSK m.9 uyarınca karar/emir gerektiği belirtilirken, bu durumun 'gecikmesinde sakınca bulunan hal' ile ilişkisi nasıl kurulabilir?
Eğer somut olayda, hakimden karar almak için geçecek sürede delillerin yok edileceğine veya şüphelinin kaçacağına dair kuvvetli belirtiler varsa, yani 'gecikmesinde sakınca bulunan bir hal' mevcutsa, CMK m.119/1 uyarınca Cumhuriyet savcısı (ona ulaşılamazsa ve arama yeri konut/işyeri değilse kolluk amiri) yazılı arama emri verebilir. PVSK m.9 kapsamında bir önleme araması söz konusuysa ve gecikmesinde sakınca varsa mülki amir emir verebilir. Ancak kararda asıl vurgulanan, bu tür bir aramanın basit bir kontrol olmadığı ve mutlaka bir karar/emre dayanması gerektiğidir. Gecikmesinde sakınca hali, kararı verecek mercii değiştirebilir ama karar/emir zorunluluğunu ortadan kaldırmaz (suçüstü gibi istisnai durumlar hariç).