Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2008/26 K. sayılı kararında, aleyhe bozma sonrası yapılan yargılamada sanığın yokluğunda direnme kararı verilmesi neden usule aykırı bulunmuştur?
Kararda, bu durumun usule aykırı bulunmasının temel nedeni, sanığın 'savunma hakkının' ihlal edilmesidir. Aleyhe bir bozma kararı sonrasında, yeniden yargılama yapacak olan mahkemenin, o tarihte yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK m. 326 (ve 5271 sayılı CMK m. 307/2) uyarınca, sanığa bozmaya karşı diyeceklerini sorması zorunludur. Sanığa, aleyhindeki hususlarda beyanda bulunma ve savunma yapma olanağı tanınmalıdır. Somut olayda mahkeme, sanığa usulüne uygun tebligat yapmasına rağmen sanık duruşmaya katılmamıştır. Yargıtay'a göre, mahkemenin bu durumda sanığın yokluğunda karar vermek yerine, CMK'nın ilgili hükümlerini (zorla getirme, yakalama, kaçaklık kararı) uygulayarak sanığın duruşmada hazır bulunmasını sağlamaya çalışması gerekirdi. Bu yollara başvurmadan, aleyhe bozmaya karşı savunması alınmadan yokluğunda direnme kararı verilmesi, savunma hakkının kısıtlanması olarak kabul edilmiş ve usulden bozma nedeni sayılmıştır.