Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2017/287 K. sayılı kararında, şüphelinin ifadesi alınmadan düzenlenen iddianamenin iade edilmemesi gerektiği sonucuna varılırken hangi hukuki ilke ve gerekçelere dayanılmıştır?
Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2007/985 E., 2007/287 K. sayılı kararında, şüphelinin ifadesi alınmadan düzenlenen iddianamenin iade edilmemesi gerektiği sonucuna şu gerekçelerle varılmıştır: 1. **Sınırlı İade Sebepleri:** İddianamenin iade sebepleri CMK m. 174'te sınırlı olarak sayılmıştır ve 'şüphelinin ifadesinin alınmaması' bu sebepler arasında yoktur. 2. **Kaçak Sanık Hükümleri:** CMK m. 247'de belirli koşullarda kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabileceğinin öngörülmesi, hakkında dava açmayı gerektirecek yeterli şüphe oluşan kaçak şüphelinin ifadesi alınamasa bile hakkında iddianame düzenlenmesine engel bir durumun bulunmadığını gösteren önemli bir örnektir. 3. **Kötü Niyetli Kullanımın Önlenmesi:** Adil yargılanma hakkının önemli bir güvencesi olan ifade verme hakkının, kötü niyetli kaçak şüpheliler tarafından yargılamayı engellemek için kullanılmaması gerektiği, bu durumda soruşturma makamından kaynaklanan bir haksızlığın varlığından söz edilemeyeceği belirtilmiştir. Bu nedenlerle ifadenin alınmaması tek başına iddianamenin reddini gerektirmez.