Dolandırıcılık suçunda mağdurun iradesinin sakatlanması ile güveni kötüye kullanma suçunda malın teslimi anındaki irade arasındaki farkı açıklayınız.
İki suç arasındaki en temel fark budur. - **Dolandırıcılıkta:** Mağdurun malın zilyetliğini devretme veya bir tasarrufta bulunma yönündeki iradesi, failin hileli davranışları sonucunda 'sakatlanmıştır'. Mağdur, aldatıldığı için bu tasarrufta bulunur. Eğer gerçeği bilseydi bu işlemi yapmayacaktı. Yani, irade en başından özgür değildir. - **Güveni Kötüye Kullanmada:** Mağdur, malın zilyetliğini faile devrederken tamamen 'özgür ve sakatlanmamış' bir iradeye sahiptir. Devir, taraflar arasındaki bir sözleşmeye veya güven ilişkisine dayanır ve hukuka uygundur. Suç, bu sağlam iradeyle yapılan devirden sonra, failin malı devir amacına aykırı kullanması veya iade etmemesiyle oluşur. Yani, suç anında değil, malın teslimi anında mağdurun iradesi sağlıklıdır.