Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2017/1454 sayılı kararında, adli para cezasından çevrilen hapis cezasını infaz ederken firar eden hükümlünün kapalı kuruma 'iade' edilemeyeceğine karar verilirken, 'kıyas yasağı' ilkesi (TCK m. 2/3) nasıl bir argüman olarak kullanılmıştır?
Kararda, doğrudan açık kurumda infaza başlayan bir hükümlünün firar etmesi halinde kapalı kuruma gönderilmesine dair mevzuatta açık bir hüküm bulunmadığı tespit edilmiştir. İnfaz Kanunu ve Yönetmelikteki 'iade edilir' ifadesinin, daha önce kapalıda bulunup açığa ayrılanlar için geçerli olduğu, doğrudan açıkta başlayanlar için uygulanamayacağı belirtilmiştir. Bu boşluğun, hükümlünün aleyhine olacak şekilde yorum yoluyla doldurulmasının, TCK m. 2/3'te düzenlenen 'kıyas yasağı' ilkesine aykırı olacağı savunulmuştur. Karara göre, kapalıya gönderme bir nevi disiplin cezası niteliğindedir ve ceza içeren hükümlerin uygulanmasında kıyas yapılamaz. Açık bir kanun hükmü olmadan, yorum yoluyla hükümlünün durumunu ağırlaştıran bir sonuca varılamayacağı, bu ilkenin temel argümanı olmuştur.