Güveni kötüye kullanma suçu ile hırsızlık suçu arasındaki ayrım, zilyetliğin devri açısından nasıl yapılır? Saat dükkanında saat deneyip kaçan kişinin eylemi hangi suçu oluşturur?
Güveni kötüye kullanma suçu (TCK m. 155) ile hırsızlık suçu (TCK m. 141) arasındaki temel ayrım, suça konu malın zilyetliğinin faile rızai bir şekilde devredilip devredilmediğidir. Güveni kötüye kullanma suçunda, malın zilyetliği malik veya önceki zilyet tarafından bir güven ilişkisine dayanarak faile devredilmiştir. Fail, bu rızai devirden sonra devir amacına aykırı tasarrufta bulunur. Hırsızlık suçunda ise fail, zilyedinin rızası olmadan malı bulunduğu yerden alır. Metinde verilen örnekte, saat dükkanına girerek saatçinin refakatiyle saatleri deneyen kişinin, denediği saat kolundayken kaçması halinde, saatin zilyetliği kendisine hukuken devredilmemiştir. Saatçi hala mal üzerinde hakimiyete sahiptir ve deneme işlemi onun gözetiminde yapılmaktadır. Bu nedenle, kişinin saati alıp kaçması, zilyetliği rıza dışı ihlal ettiğinden hırsızlık suçunu oluşturur, güveni kötüye kullanma suçunu değil.